top of page

Yarım kalmış doğadır İnsan.

  • Hande Ersoy
  • 30 Ara 2018
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 10 Mar 2019

Tezahür etmiş olan herşey, bu doğanın geçmişi, henüz tezahür etmemiş olanlarsa geleceğidir.

İnsan fiziksel beden gibi, duygusal, zihinsel ve öte bedenlere de sahiptir.


Varlıksal bütünlüğünün çok küçük bir kısmı burada, dünyada tezahür ettirmiş durumdadır.


Görünmeyen dediğimiz, göksel dediğimiz, ruhsal dediğimiz gerçeklik, burada insan olarak tezahür etmiş bedenlerin dışında değildir. Aslında bütünsel var oluş birbirinin içinde her an varolmaya devam etmektedir..


Psişik yetenek dediğimiz yetenekler, sadece günlük yaşam dediğimiz, insan formunun kısıtlı algı kapasitesi için “öte” görünen, oysa gerçek doğada tam da doğal olandır.

İnsan “doğal” olan bu asıl formunun ya da formsuzluğunun yeteneklerini nasıl edinir?


Kimi için bu doğuştandır, kimi için sonradan edinilir, kimi için sonradan kaybedilir, neticede herkes eksik olanı tamamlar ve ihtiyacıyla karşılaşır.

Evren, bilemediğimiz maddeyi de kapsar ve insanın bilinmeyen doğası ile de uyumludur.


Bizim için öte algılar, manyetik alanımız aracılığı ile bize ulaşır.

Bu geliştirilebilen, iyi bakılmazsa zarar görebilen, kötüye kullanılırsa karmik bağlantılar yaratan, iyi niyetle kullanıldığında şifaya varan bir hikayedir.


Kimi insan için araç atıdır

Kimisi için arabasıdır

Kimi için enerjetik bedenidir.


Herkes için “insanca” olan aynıdır. Aracınız zarar görürse üzülür, iyileşmesini istersiniz. Elinizden gelen imkanlarla, aklınızın erdiğince çaba sarf edersiniz.


Ve herkes ihtiyacına göre yardım alır. Atı zarar gören kişiye belki bir veterinerden, arabası bozulana belki bir bankacıdan, enerji bedeni zarar görene ise belki üst dünyalardan yardım gelebilir.


Hiçbiri diğerinden daha iyi ya da daha kötü değildir. Herkes için sadece ihtiyacı olan araç ona verilmiştir. Bugün ata binenin, dünün kadim üstadı olmadığını kim bilebilir.


Önemli olan bugünkü realite her neyse onu olduğu gibi kabul edip, bunu başkalarının yararına nasıl kullanabilirim düşüncesiyle çaba harcamaktır. Bu noktada eylem çok önemlidir. Bu dünyadaki varoluş amacımız bu eylemi ortaya koyabilmektir. Ve bu herkes için biriciktir. Bu yüzden, üstadlar öğrencilerine bilgiyi direk veremez, her öğrencinin kendi özünü bulabilmesi için onun ihtiyaçlarına özel yönlendirmelerle yol gösterirler. Bu biriciklik yüzden kimsenin yöntemi kimseye yarar sağlamaz. Bu herkesin içsel yolculuğudur.


İnsan, varlıksal seviyesince hediyelerle ödüllendirilir. Bu yüzden yukarının adaletini anlamak kimi zaman kolay değildir. Bizler baktığımız varlıklara insan gözüyle bakıp, onları insan taraflarıyla gördüğümüz için aslının ne olduğunu bilemeyiz. Oysa yukarısının şaşmaz bir terazisi vardır.

 
 
 

Comments


  • Black Twitter Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Google+ Icon

© 2019 Değişim Yolcusu // Hande Ersoy

bottom of page