
Sıkça Sorulan Sorular
Regresyon Nedir?
Regresyon “geriletme” demektir. Regresyon çalışmaları, danışanı bloke olup sıkışmış enerjilerin kökenine, zaman içinde o ana kadar (şimdiki veya geçmiş yaşamlardan birinde olabilir) geri götürmeyi hedefler. Bu sayede danışanı, bilinçdışının da ötesine taşıyan ve normalde hatırlanamayan meselelere, bugünün şuuruyla bakabilmesi için bir pencere açar.
Geçmişte Yaşananlar Bugünümüzü Nasıl Etkiler?
Zaman enerjisi bize, geçmişi ve geleceği olan bir çizgiymiş gibi görünür. Oysa ki gerçek öyle değildir. Zamanda olup bitmiş gibi görünen şeyler de bizim varlıksal şuurumuzda aynen var olmaya devam ederler. Sadece bizim için artık görünmez olmuşlardır. Oysa yaşamlar boyu, tüm şuuru kapsayan varlığımız için
var olmaya devam ederler.
Şu anın içinde bizim şuurumuz için “perdeli” olsa bile geçmiş ve gelecek aslında bu anın içinde var olmaya devam ederler. İşte regresyon tekniği bu yüzden tam da “şimdide” çalışır.
Tekrar Eden Sorunlar ve Regresyon
Regresyon çalışmalarında genellikle görünür olmuş bir problemden yola çıkılır. Örneğin fiziksel bir sorun, sürekli tekrar eden bir problem gibi… Bu problem; fiziksel, sosyal, kişisel, ilişkisel, maddi veya manevi olabilir, ya da bir davranış kalıbı, değiştirilmek istenen ve başarılamayan bir alışkanlık, rahatsız eden, sinirlendiren başka insanlarla ilgili sorunlar da çalışmalara konu olabilir.
Danışanlar genellikle hayatlarında daha somut, onları rahatsız eden sorunlarla gelirler. Örneğin boyun ağrısı, astım veya herhangi bir bağımlılık, çeşitli fobiler vs. çalışmaya başladıkça, bu sorunun arkasında
yatan nedenlere zamanla ulaşılır.
Travmalar Yaşam Seyrini Nasıl Etkiler?
Özellikle travma ve ölüm anları, bir varlık için en kritik zamanlardır. Bunlar, içlerinde büyük acılar barındıran olaylardır. Buna maruz kalan kişi, oluşan fiziksel acı/yaşadığı duygu durumu ve o olaya ait bir düşünce ile o anı şuurunda sabitler. Eğer, kişi olay anında o olayı ve kendisini objektif gözlemleyemiyorsa -ki genellikle gözlemlenemez-, izlenim yanlış bir yere düşer. Olayın meydana gelme sebebinin içindeki gizli, öğrenilmesi gereken varlıksal mesaj alınamaz. Bunun yerine yaşanan olay anında beş duyunun kaydettiği veriler, duygu ve düşüncelerle bir bağ kurarlar. Bu da daha sonra aynı uyaranlarla karşılaşıldığında önceki deneyime gönderme yapan çağrışımlara neden olur. Bütün bu yanlış kaydedilmiş ve normalde bağlı olmamaları gereken yanlış bağlantılı izlenimler, bu anımızın içinde kendilerini davranış ve tutumlar olarak ifade ederler. İşte yine tam da bu sebeple geçmiş dediğimiz zaman aslında bu anımızın içinde de yaşamaya devam eder.
Yanlış Kayıt Oluşumuna Bir Örnek
Arabada giderken müzik dinliyorsunuz ve diyelim ki çok mutlusunuz. O an aklınızdan “bu kadar mutlu olmayı hak edecek ne yaptım” diye geçirdiniz. Derken dışarıdan yoğun bir egzoz kokusu geliyor, hava da diyelim ki çok bulutlu ve aniden bir kaza geçirdiniz. Üzerinden yıllar geçti, yaralarınız iyileşti, artık her şey yolunda ama bir türlü mutlu olamıyorsunuz. Ne zaman çok mutlu olsanız bir şeyler ters gidiyor ve siz bunun nedenini anlayamıyorsunuz. Üstelik hava her kapalı olduğunda içinizde bir sıkıntı beliriyor hatta boynunuzda bir ağrı başlıyor. Ayrıca ne zaman egzoz kokusu duysanız kaza anını hatırlıyorsunuz.
Bu hikaye, çağrışımların nasıl çalıştığını anlatan güzel bir örnek… Artık kaza anı yaşanmıyor olmasına rağmen, bugün duyulan egzoz kokusu hiçbir tehlikeli durumu içermiyor olsa bile, o kişideki kayıtlı izlenimle aynı yere düşüp onu geçmişe hapsediyor. Bu tetiklenme bedensel dışavurumlar olarak, bu örnekteki boyun ağrısı gibi, kendini fiziksel düzlemde de hatırlatıyor.
Bugünün gerçeğinde olmayan bir realite, sanki oluyormuşçasına tüm vücut kimyanızı etkileyebilecek bir güce sahip. Ayrıca nedenini bilemediğiniz bir şekilde ne zaman çok mutlu olsanız, siz farkında olmasanız bile, o şuur altınızdaki düşünce kalıbı çalışmaya devam ediyor: “Bu kadar mutluysam mutlaka başıma korkunç bir şey gelecek”... En mutlu anlarının keyfini çıkaramamayı, mutluluğuna hep bir endişenin hatta belki bir engelin eşlik etmesini kim ister ki… İşte aynı bu örnekteki gibi, bugünden baktığımızda sebebi anlaşılır olmayan gizli kayıtlar, bugünkü tutumlarımızı ve başımıza gelecek olayları belirlerler.
Rezonans kanunu gereği, her varlık kendi titreşimsel seviyesine göre enerjiler çeker. En mutlu anlarında, yanlış kaydedilmiş eski bir kayıt yüzünden endişeye kapılan bir kişi ister istemez o endişesini gerçek kılacak enerji frekansıyla uyumlu hale geçer. Sonuç olarak da bu mesele çözümlenene kadar tekrar eden döngüler olarak kişinin karşısına çıkmaya devam eder.
Regresyon çalışmaları sırasında danışman, danışandan gelen verileri olduğu gibi kabul eder ve danışana bu yolculuğu sırasında eşlik eder. Bu yüzden her danışan biriciktir ve ihtiyaç duyulan çözüm de sadece o kişiye özeldir. Her danışan sorunu ve çözümünü beraberinde getirir çünkü bu sadece onun sisteminde kayıtlıdır.